Ülkemizde 47 adet JCI (Joint Comission International) ile akredite olmuş uluslararası standartlarda sağlık kuruluşu mevcuttur. Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere özel, kamu ve üniversite hastaneleri dünyadaki en yüksek tıbbi medikal cihaz teknolojisi ile donatılmıştır. Türkiye de birçok hastane de organ nakli,onkolojik tedaviler, kardiyovoskiler cerrahi, ortopedi, beyin cerrahisi, çocuk cerrahisi, estetik cerrahisi, göz ve dişte ileri teknolojili sağlık hizmetleri verilmektedir. Yine bu hastanelerde Cyberknife, robotik cerrahi (Da Vinci), MR, hizmetleri, kemik iliği, organ transplantasyon. yapılabilmektedir.

Vücudun en büyük ve en önemli organı olan karaciğerin 400’den fazla fonksiyonu bulunmaktadır. En önemli fonksiyonları arasında vücut için önem taşıyan protein, kolesterol, fosfolipidler gibi önemli yapıtaşlarını sentezlemek, safra asidinin yapımı, vücuttaki kimyasal madde vb. gibi zararlı maddelerin temizlenmesi, enfeksiyona karşı bağışıklık sistemini düzenlemektir.

Karaciğer yetmezliği karşımıza akut veya kronik olarak karşımıza çıkabilir. Akut yetmezlik ani gelişir ve akut viral hepatitler, mantar zehirlenmeleri, nedeni bilinmeyen viral hastalıklar ve ilaç entoksikasyonları sebebiyle karaciğerin fonksiyonlarının tama yakın kaybına neden olabilir. Kronik yetmezlik uzun dönemde hasara yol açmıştır ve alkol, hepatit C virüsü, hepatit B virüsü, Wilson hastalığı gibi sebeplerle gerçekleşir. Kronik karaciğer hastalığının belirtileri arasında koyu renkli idrar, sarılık, kan kusma, bilinç bulanıklığı, kanamaya eğilim, karında su toplanması görülür. Nakil, canlı vericili ya da kadavra vericili olarak gerçekleştirilebilir.

Canlı vericili karaciğer nakli için 4. dereceye kadar olan akrabaların gönüllü olması gerekir. Vericiye tüm sistemlerinin incelenebileceği ve karaciğerin haritasının çıkarılacağı incelemeler yapılır. Herhangi bir sakınca tespit edilmediği takdirde karaciğer bağışı gerçekleşebilir. Bağış için alt sınır 18 iken, üst sınır 50 ya da 60 yaştır. Çocuk hastalar için verici karaciğerinin küçük olan sol yan kısmı %25, erişkin hastalar için verici karaciğerinin sağ %60 veya sol kısmın %40’ının alınması gerekir.

Kadavra vericili nakil yaşamını yitirmiş bir kişiden alınan karaciğerin nakledilmesi işlemidir. Yapılan incelemeler sonucu karaciğer bağışında bulunmuş kişinin bulaşıcı hastalık, kanser ya da karaciğer hastalığı geçirmemiş olması gerekmektedir. Karaciğer nakli zamanında gerçekleştirilirse başarı oranı %80-90 aralığındadır.

Karaciğer nakli ne demektir?

Hasta karaciğerin sağlım bir karaciğer ile değiştirilmesi işlemidir. Karaciğer nakli, hayat kurtarıcı bir girişimdir.

Hangi hastalıklarda karaciğer nakli yapılabilir?

Bütün Dünya’da en sık karaciğer nakli yapılan hastalık Sirozdur. Bunu doğmalık bazı hastalıklar ve bazı karaciğer tümörleri izler.

Nakil edilen sağlam karaciğer nereden bulunur?

Karaciğer, beyin ölümü gelişmiş (tıbben ölü kabul edilen) kişilerden, yani kadavralardan temin edilir. Ölen bir kişiden organ alınması için, o kişinin sağlığında organ bağışında bulunmuş olması veya ölüm halinde organlarının yakınları tarafından bağışlanması gerekir. Organ, hiçbir şekilde para ile alınıp satılamaz. Bu kanunen yasaktır. Her ölüden (kadavradan) karaciğer alınamaz. Bir kişiden organ alınabilmesi için, o kişinin ölüme neden olan hastalığı nedeni ile hastanede tedavi görüyor olması ve her türlü yoğun destek halinde (suni solunum cihazına bağlı…) iken beyin ölümünün tespit edilmesi gerekir. Bu sayede, beyin ölse bile, solunum ve dolaşım aletler müdahale edilerek devam ettirilebilir ve organlar bir müddet daha canlı tutulabilir. Bu süre birkaç güne kadar çıkarılabilir. Ancak bir müddet sonra ne yapılırsa yapılsın dolaşımı devam ettirmek mümkün olamaz ve bütün organlar da işe yaramaz hale gelir. İşte bu birkaç gün içerisinde eğer yakınlarından izin alınabilirse böyle bir kadavra ile birkaç kişinin hayatı kurtulabilir.

Bir canlıdan karaciğerinin bir parçası alınarak karaciğer nakli gerçekleştirilebilir mi?

Organ bağışı sayısı yeterli olmadığı için, hastaların çoğu yeni bir karaciğer beklerken hayatlarını kaybetmektedirler. Buna çözüm olarak başka bir canlıdan (hastanın bir yakını) karaciğerinin bir parçası alınarak hastanın hayatını kurtarmak mümkündür. Bu amaçla, hastanın kan grubundan bir yakını böyle bir ameliyata gönüllü olur. Bu kişi, bulaşıcı bir hastalık olup olmaması, karaciğerin teknik olarak (büyüklük, damar yapısı…) böyle bir işleme müsaade edip etmediğinin anlaşılması açısından yoğun bir şekilde tetkik edilir. Eğer uygun ise hastanın kilosuna uygun olan karaciğer bölümü (sağ veya sol) usulünce gönüllüden alınır ve hastanın karaciğerinin yerine takılır.

Karaciğer nakli riskli bir ameliyat mıdır?

Evet. Bu risk karaciğer nakli yapılmasını gerektiren hastalığın ağırlığı ile değişir. Bu hastalar genellikle her türlü rezervi tükenmiş, çok ağır durumda hastalardır. Öte yandan, karaciğer nakli bilinen en büyük ameliyatlardan biridir. “Ağır hasta + büyük ameliyat” riskleri artıran en önemli faktördür. Ayrıca karaciğer değişirken vücudun en büyük damarları kesilip dikilmekte ve bu damarlara ait ciddi istenmeyen kanamalar olabilmektedir. Bazen yeni takılan karaciğer takıldığı vücutta iyi çalışmayabilir. Bağışıklık sistemi baskılanan bu hastalarda enfeksiyonlar ciddi sorun yaratabilir.

Doku reddi (rejeksiyon) ne demektir?

Reddetme anlamına gelir. Vücudumuzun bağışıklık sistemi, kendi hücrelerini (o vücuda ait) tanır ve bunlara reaksiyon göstermez. Ancak vücuda bir başkasına ait hücreler girdiğinde ise bu hücrelerin yabancı olduğunu anlar ve onlara karşı silahlanıp, bu yabancıyı vücuttan atmak için savaşır. Vücuda giren mikroplara karşı da benzer şekilde davranılır. Doku reddi, organ ve doku nakillerinde her an görülebilen ve erken fark edilip önlem alınmaz ise nakil edilen doku veya organın işe yaramaz (ölümü) hale gelmesine neden olan bir reaksiyondur. Doku reddine engel olmak için, organ nakli yapılan hastalar ömür boyu bağışıklık sisteminin bu etkisini en aza indirmeye yönelik ilaçlar kullanırlar. Buna bağışıklığın baskılanması (immünosupresyon) denir. Bu ilaçlara rağmen bazen doku reddi gelişir. Bunu yeni takılan karaciğerin fonksiyonlarının bozulması ve yapılan karaciğer biyopsisinde doku reddine ait bulguların saptanması ile anlaşılmaktadır.

Karaciğer nakli olanlar ömür boyu ilaç kullanmalı mı?

Evet. Tüm organ nakillerinde olduğu gibi, karaciğer nakli yapılan hastalar da ömür boyu bağışıklık sistemini baskı altında tutmak için ilaç kullanırlar.

Karaciğer naklinin başarı oranı nedir?

Ameliyat olan hastaların yaklaşık % 70 – %80’i hastaneden sağlıklı bir şekilde ayrılır ve ameliyat sonrasında kişi normal, aktif, üretken bir şekilde rutin hayatına döner.

Türkiye Karaciğer Naklinde Birinci sırada: Çekya‘nın başkenti Prag’da düzenlenen Dünya Karaciğer Nakli Kongresi’nde, Türkiye’nin canlıdan karaciğer nakli sayısında dünyada ilk sırada yer aldığı açıklandı. Geçen yıl Türkiye’de gerçekleştirilen bin 391 karaciğer naklinin bin 3’ü canlıdan yapıldığı bildirildi. Uluslararası Karaciğer Nakli Derneği tarafından (International Liver Transplantation Society) (ILTS) Prag’da düzenlenen “Dünya Karaciğer Nakli Kongresi”nde karaciğer nakline ilişkin veriler, bilim insanlarıyla paylaşıldı. Uluslararası Karaciğer Nakli Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yaman Tokat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, toplantıda ABD, İtalya, İspanya, Fransa, Meksika, Hindistan, Çin, Almanya ve Güney Kore’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda ülkeden uzmanın yer aldığını bildirdi. Dünyanın en büyük karaciğer nakli kongresinde, Türkiye’nin geniş bir katılımla yer almasının önemine değinen Tokat, karaciğer naklinde Türkiye ve Hindistan’ın çok önemli iki ülke olduğuna dikkati çekti.

Tokat, “Bu iki ülke dünyada karaciğer nakli sayısında en yüksek orana sahip. Tecrübe olarak da bu iki ülke ilk sırada. Bu açıdan da kongredeki varlığımız çok önemli.” dedi.

“Dünya şaşırmış durumda”
Türkiye’nin canlıdan karaciğer naklinde dünya genelinde çok önemli bir noktada olduğunu vurgulandı. Türkiye, canlıdan karaciğer naklinde dünyada ilk sırada. Bazen Hindistan en fazla yapıyor, bazen Türkiye ancak burada önemli olan nokta, nakil sayısı her iki ülkenin birbirine yakın olsa da Hindistan’ın nüfusunun Türkiye’den çok daha fazla olmasıdır. Bu göz önüne alındığında Türkiye, canlıdan karaciğer naklinde açık ara ilk sırada yer alıyor. Bugün Japonya Türkiye’nin yarısı kadar karaciğer nakli yapamıyor. Evvelki dönemlerde Kore çok ileriydi , şimdi ise Türkiye, Kore’ye fark attı. Ülkemizde geçen yıl bin 3’ü canlıdan, 388’i kadavradan olmak üzere toplam bin 391 karaciğer nakil gerçekleştirildi, Hindistan ve Kore‘de de benzer rakamlar söz konusu Kore’nin kadavradan nakil oranları artınca canlıdan nakil sayısı da artıyor. “Tıp camiasında belki ilk kez biz yabancılardan öğrenmedik” Prof. Dr. Tokat, Türkiye’de, karaciğer nakli operasyonlarının Dünya ile eş zamanlı olarak başladığına dikkati çekerek, “Türkiye, bu alanda, Dünyadan bir şey öğrenmedi, taklit etmedi, onlarla birlikte beraber yürüdü. Şimdi ise onlar bizden öğreniyorlar. Tıp camiasında belki ilk kez biz yabancılardan öğrenmedik çünkü karaciğer nakil oranları Türkiye’de yüksek.” değerlendirmesinde bulundu.

Yabancı Hastalar Organ Nakli İçin Türkiye’yi Tercih ediyor:
Türkiye Organ Nakli Vakfı (TONV) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Eyüp Kahveci, 2015 yılında başlayan Uluslararası Organ Nakli Ağı Projesi’nden sonra Türkiye’ye organ nakli için gelen hasta sayısında iki kat artış olduğunu belirterek, “Eskiden böbrek ve karaciğer nakli için gelen hasta sayısı yılda 200 civarında iken şu anda 500’ün üzerine çıktı.” dedi. Uluslararası Organ Nakli Ağı Projesi kapsamında 7. çalıştayı İstanbul’da düzenlenen etkinliğe 10 ülkeden 22 organ nakli uzmanı doktoru katıldı. Katılımcılar arasında Etiyopya Ulusak Kan Bankası Genel Direktörü Prof. Dr. Habtemariam Demewoz, Gine Bisseau Sağlık Bakanlığı Direktörü Prof. Dr. Augusto Mendes, Cibuti Doktorlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Elias Said Dirieh gibi organ naklinde ülkelerinden öne çıkan isimler yer aldı. Etiyopya, Guinea Bisseau, Cibuti, Burkina Faso, Komorlar, Gine, Fildişi Sahili, Kenya ve Orta Afrika Cumhuriyeti olmak üzere Afrika ülkeleri ve İran’dan oluşan 10 ülkeden çalıştaya katılan doktorlara, Türkiye’de yürütülen organ bağışı ve organ nakli programları hakkında bilgi verildi.

Çalıştaya ilişkin açıklama yapan Kahveci, toplantılarda organ naklinde yasal hususlar, organizasyonel yapı, organ bağışı, organ nakliyle organ ticaretiyle mücadele ve iş birliği konularının ele alındığını belirtti. Kahveci, organ bağışı ve nakli ilgili yürüttükleri teknik yardım ve uluslararası iş birliği programı çerçevesinde bazı ülkelerin ilgili kuruluşlarından yetkililerin Türkiye’ye geldiğini ifade ederek, “İki yıldır yürüttüğümüz bu proje kapsamında ülkemize sağlık profesyonelleri geldi. Konuklarımızla ülkelerin organ bağışı ve organ nakli konusundaki durumlarını değerlendirdik. Bu durum tespitinin ardından bir eylem planı oluşturacağız. Bu ülkelerde ise bir teknik yardım programı uygulamaya çalışacağız.” dedi. Türkiye, organ nakilleri konusunda oldukça başarılı bir ülke’ “Çalıştayımıza katılan 10 ülkeden 5’inde organ bağışı konusunda herhangi bir düzenleme yok. Dolayısıyla herhangi bir organ nakli hizmeti de yürütülmüyor. Bu, önemli bir problem ve eksiklik. Diğer ülkelerde de, belirli seviyelerde organ nakli hizmeti verilmesiyle beraber, son derece yetersiz. Ülkelerin ciddi anlamda desteğe ihtiyacı olduğunu burada gördük. Tabii onlar da yardım talebini dile getirdiler. Katılımcı ülke temsilcileri de Türkiye’nin yardımına ihtiyacı duyduklarını ifade ettiler. Bu noktada Türkiye tabii ki organ, hücre ve doku nakli konusunda oldukça başarılı bir ülke. Son 10 yılda büyük gelişmeler katetti. Bugün Türkiye’de tüm organ, hücre ve doku nakilleri, başarılı bir şekilde yapılabiliyor. Öyle ki son zamanlarda dünyada yapılan yüz, kol ve bacak nakilleri örnekleri de Türkiye’de başarılı bir şekilde gerçekleştiriliyor.”

Desteğe ihtiyaç duyan ülkelere Türkiye olarak yardım edeceklerini vurgulayan Kahveci, “Bu ülkelerde organ nakli yapılabilmesi için mevzuatın oluşması konusunda yardım edeceğiz. Altyapının kurulmasına ve organizasyon oluşturulmasına ve bu alanda çalışacak doktorların ve hemşirelerin eğitimine destek vereceğiz.” ifadelerini kullandı. 2015 yılında başlayan bu Uluslararası Organ Nakli Projesi’nden sonra Türkiye’ye organ nakli için gelen hasta sayısında iki kat artış yaşandı. Eskiden böbrek ve karaciğer nakli için gelen hasta sayısı yılda 200 civarında iken şu anda 500’ün üzerine çıktı.” Türkiye’de 2015 yılında 7 bin 704 kişi organ ve doku nakli sonrası sağlığına kavuşurken, bunların 3 bin 203’ünü böbrek nakli oluşturdu. Türkiye’de son 5 yılda ortalama 2 bin 900 civarında olan böbrek nakli sayısının 2015’te 3 bin 203’e yükseldi, Son 5 yılda ise 14 bin 935 böbrek, 387 kalp, 5 bin 583 karaciğer, 124 akciğer, 20 ince bağırsak, 9 kalp kapağı, 52 pankreas, 11 bin 702 kornea olmak üzere 32 bin 812 nakil yapılmıştır.

Ülkemiz’de Nakil Yapılan Organlar;

  • Böbrek,
  • Karaciğer,
  • Kalp,
  • Akciğer,
  • Pankreas,
  • İnce Bağırsak,
  • Göz

Ülkemiz’de Nakil Yapılan Dokular;

  • Kemik,
  • Kemik İliği,
  • Kornea,
  • Kalp kapağı.