Varis, toplardamarların genişlemesi, uzaması ve kıvrımlı hal alması olarak tanımlanır. Toplardamarlar, vücuttaki kirli kanı kalbe taşıyan damarlardır. Varis oluşumunda rol oynayan birçok etken öne sürülmüştür. Kalıtım, riskli yaşam tarzı ve sigara kullanımı, venöz yetmezlik tespit edilen hastalarda daha yüksek oranlarda varis görüldüğü için önde gelen risk faktörleri olarak gösterilmiştir. Yaş ilerledikçe damar yapısında meydana gelen bozulmalar ve gevşemeler sonucu bacakta şişme, karıncalanma, kramp, huzursuz bacak, kılcal veya büyük damarların görünmesi, ciltte kalınlaşma, kahverengi renk değişiklikleri ve son olarak yara şeklinde ortaya çıkabilir.

İlaç tedavisi ile varis şikayetleri azaltılmaktadır. Kılcal varisleri için dermal lazer, termokoagülasyon, skleroterapi ya da köpük tedavisi uygulanmaktadır. Daha büyük varisler için, radyofrekans, lazer, köpük veya yapıştırıcı ile tedavi uygun görülebilmektedir. Çok özel durumlarda ise klasik cerrahi tedaviyi uygulanır.

Varis tedavisinde amaç yaşam kalitesini artırmaktır. Hastalık genellikle iyi huylu seyir gösterip hastaların çoğunda ameliyat gerekmez ve konservatif tedavi yöntemleriyle iyi sonuçlar alınır. Bu nedenle semptomlar, çok ciddi değilse girişimsel tedavilerden kaçınılmalıdır. Bu nedenle varis tedavisinin, hastalığın tüm evrelerini değerlendirebilen konunun uzmanı bir kişi tarafından yapılması gerekmektedir.