Ülkemizde 47 adet JCI (Joint Comission International) ile akredite olmuş uluslararası standartlarda sağlık kuruluşu mevcuttur. Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere özel, kamu ve üniversite hastaneleri dünyadaki en yüksek tıbbi medikal cihaz teknolojisi ile donatılmıştır. Türkiye de birçok hastane de organ nakli,onkolojik tedaviler, kardiyovoskiler cerrahi, ortopedi, beyin cerrahisi, çocuk cerrahisi, estetik cerrahisi, göz ve dişte ileri teknolojili sağlık hizmetleri verilmektedir. Yine bu hastanelerde Cyberknife, robotik cerrahi (Da Vinci), MR, hizmetleri, kemik iliği, organ transplantasyon. yapılabilmektedir.

Fonksiyonlarını yeterince yerine getiremeyen ve ileri derecede hasar görmüş hasta kalbin fonksiyonları normal bir şekilde işleyen sağlıklı bir insan kalbi ile değiştirilmesine kalp nakli denir. Bu nakil işlemi, kalp yetmezliğinin son dönemine gelmiş olan hastalara yapılır.

Kalp yetmezliği kalbin sol, sağ ya da her iki karıncığının işlevini yerine getiremediği durumlarda ortaya çıkar. Kalp, vücudun gereksinim duyduğu kanı pompalayamaz. Koroner arter hastalığı, dilate kardiyomiyopati, kompleks kalp kapak hastalığı ve miyokardit kalp yetmezliğine yol açan hastalıklar arasındadır. Kalplerindeki hastalık için tüm tedavi yöntemlerinin denenmiş olduğundan emin, kalp nakli gerçekleşmezse hayatını kaybedeceğinin bilincinde olan, nakil işlemi sonrasında hayatında gerçekleşecek değişikliklere uyum sağlayabilecek irade sahibi kişiler kalp nakli programına dahil olabilirler.

Kalp nakli için alıcı ve donör aşamasında kan grubu parametresine dikkat edilmesi gerekir, genelde iki tarafın da aynı gruptan olması tercih edilir. Önemli olan diğer değişken vücut ağırlığıdır. Vericinin ağırlığı alıcınınkinden -+%20 oranında olmalıdır. Cinsiyet herhangi bir önem taşımamaktadır. 65 yaş altındaki kalp yetersizliğinin son evresinde olan kalp hastaları kalp nakil adaylarıdır. 65-72 yaş aralığındaki hastaların fiziksel özellikleri dikkate alınarak programa alınabilirler. Kalp nakli ameliyatı ortalama 5-6 saat sürer. Ameliyatı biten hasta yoğun bakıma alınır. Ameliyat sonrası yaklaşık olarak 15-20 gün hastanede kalış süresi vardır. Bu süre bittikten sonra hastaya doku reddi araştırması için biyopsi uygulanmaktadır. Doku reddi, donörden gelen kalbin hastanın vücudunda verdiği bağışıklık yanıtıdır. Oluşan yanıtın şiddetine göre tedavi içeriği belirlenir.

Eylül 1989’da Cevat Yakut ve Ömer Bayezid tarafından kalp transplantasyonu yapılan hasta ise ilk uzun yaşayan hasta olmuştur. Daha sonra 1990 yılında Hacettepe Üniversitesi’nde ve Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi’nde ilk kalp transplantasyonu operasyonları gerçekleştirilmiştir. International Society of Heart and Lung Transplantation (ISHLT) verilerine göre dünyadaki transplantasyon merkezlerinin önemli bir bölümünde yıllık transplantasyon sayısı 10 ila 20 arasıdır. 1998 yılının Şubat ayında ilk kalp transplantasyonun yapılmasından sonra günümüze kadar 198 hastaya bu şans tanınmıştır. Yıllara göre dağılıma bakıldığında kalp transplantasyonu sayısının giderek arttığı görülmektedir. 16 yıllık kalp transplantasyonu deneyiminin ilk sekiz yılında 63 transplantasyona karşın son sekiz yılda 135 hastaya transplantasyon uygulanmıştır.